|

Yerel yönetimler merkezi yönetimle birlikte iktisadi ve sosyal gelişmenin başlıca sağlayıcılardır.
Ülke kalkınmasında coğrafi açıdan temel dinamik güç kentlerdir. Kentler ekonominin motoru konumundadır. Gelişmenin bir ölçüsü de sağlıklı kentleşmedir. Yaratılan reel üretim miktarını artırmak için kentleri “üretimi kilitleyen” problemlerden arındırmak şarttır. Bu problemler trafikten kent planına, su sağlamadan kamu ulaşımına kadar belediyelerin yerine getirmek zorunluluğunda olan hizmetlere yöneliktir.
Bir ülkede demokratik yapılamanın temelini yerel yönetim bilinci oluşturur. Yerel yönetim bilinci, halkla bütünleşen ve belde halkının yönetime katılması ile kurumsallaşmış ve sosyalleşmiş bilinçtir. Yerel yönetim bilinci, yerel yönetimleri merkezi idarenin bürokratik kısır döngüsünden kurtarıp, halkının aktif yönetime katılımını sağlamaktır. Demokrasi de en geniş anlamı ile “halkın yönetime katılması” olduğuna göre, yerel yönetimleri demokratik yapıya kavuşturmak, ülke genelinde de demokrasinin oturmasına yardımcı olacaktır.
28 Mart seçimlerinde Belediye Başkanlığına seçildiğim an hedeflerimi tesbit etmek mecburiyetinde kaldım. 25 yıllık Sarıkamış İlçesindeki görevim süresi içerisinde çok sayıda ve çeşitli siyasetlerdeki Belediye Başkanları ile çalıştığım için siyasetin zorluklarını biliyordum. Sarıkamış’ı bir yere taşımak için kafamda iki ana hedef seçmiştim.
Bunlardan bir tanesi Sarıkamış’ı bir turizm kenti yapmak ikincisi ise Sarıkamış Şehitlerinin Çanakkale Şehitleri gibi devlet töreni ile anılması idi. Tabi ki bu konuları başarabilmek için öncelikle bir alt yapı çalışması gerekliydi.
Bu çalışmada Sarıkamış’ın konumu Sarıkamış Harekatının dünya tarihindeki önemi Sarıkamış’ın sosyal, ekonomik,turizm ve birçok alanda tanıtılması için İlçe Kaymakamımız Sayın Bayram Gale ve Kafkas Üniversitesi Tarih Bölümü Öğretim Görevlisi Sayın Nurhan Aydın ile yapmış olduğumuz çalışmalar neticesinde 4-6 Ekim Mustafa Kemal Atatürk’ün Sarıkamış’a geliş tarihine denk getirilerek bir Sarıkamış sempozyumunun düzenlenmesine karar verdik.
Yaptığımız davetlerde doğu cephe komutanı Kazım Karabekir Paşa’nın kızı Timsal Yıldıran Karabekir ve çeşitli üniversitelerden gelen 49 öğretim görevlisi katıldı. Değerli katılımcıların yapmış oldukları 7 oturumla sonuçlandı. Oturumlarda çok şey konuşuldu. Konuşulanlar bir sis perdesinin ardında, olanları aydınlatmaya yönelikti. Adeta Sarıkamış Harekatı ilk defa sesli konuşuluyordu.
Askerlerimizin sadece göğsünü düşman silahlarına değil doğa şartlarında oluşan 40 derece soğuk cephanelerinide taşırken,terleyen vücutlarının soğukla temas ederek donmalarına neden olan vücutları ve şu anda Ağustos ayında çıktığımız Soğanlı Allahuekber dağlarına giderken anorakla çıkıyoruz ama askerlerimiz 25-26 Aralık 8 Ocak tarihlerinde gündüzün en kısa günleri ve en soğuk gecelerinde kış şartlarına uygun olmayan giysilerle tereddüt etmeden vatan uğruna canlarını bu vatan topraklarına feda etmekten çekinmemişlerdir. Bu örnek Türk Milleti bu şartlarda bile bu vatan toprakları için nasıl bir mücadeleye hazır olduğunun resmini çizmişlerdir.
Katılımcılar sunucuların her kelimesini nefes almadan dinlediler, soru sordular ve katkıda bulundular, görüş bildirdiler. Bizlerde bu sunumları çok heyecanla dinledik. Sarıkamış Belediye Başkanı İlhan Özbilen olarak bende çok heyecanla ve dikkatlice dinliyordum çünkü hayal ettiğim olaylar gerçekleşiyordu. 1999-2000 yıllarında Tümen Kurmay Başkanı A.Mesut Toma ile Sarıkamış Şehitleri ile bir arşiv çalışması yaptık. Sarıkamış Şehitlerinin anılmasını çok istiyordum. Çünkü Kıbrıs Harekatında ikinci kez silah altına çağrıldığım zaman Tekirdağ Saray İlçesinde birliğime katılınca çok mutlu olmuştum çünkü şehitlik ve gazilik Türk milletinin dimağında en ulvi ve kutsi bir görevdir. Bunu yaşamak her insana nasip olmaz.
Bizler savaşa katılmadık ama o heyecanı yaşadık.Her zaman şehit ailelerine sahip çıkmak ve gazilerimize saygı göstermek her Türk vatandaşının birinci derecede görevi olmalı.Çünkü gaziler her zaman geçmişimizi bize hatırlatmaktadırlar. 1999-2000 yıllardan bu yana şehitlerimizi anmaya devam ettik bundan sonrada tüm Türkiye ile anmaya devam edeceğiz.
Şehitlerimiz sadece Sarıkamış Şehitleri değil tüm Türkiye’nin şehitleridir. Çünkü harekat Samsun’dan başlayarak Sarıkamış’a kadar devam etmiştir. Sarıkamış Şehitleri düşünürken Çanakkale Şehitlerimizde hep düşünüyordum. 18 Mart 2005 günü Sarıkamış’ta 26 kişilik bir öğretmen kafilesine küçük oğlum Sedat Özbilen’ide katarak bir yarım otobüsle Çanakkale’ye gönderdim. 26 adet sarıçam fidanı göndererek Çanakkale ormanlarına diktirdim. Bundan sonrada bu gelenek devam edecektir.
Çünkü sınırlarımız içerisinde bedel ödenmeden alınan tek karış toprağımız yok. Hudutlarımızı korumak için atalarımızın yaptığı gibi her Türk vatandaşı vatan toprakları için canın seve seve vermeye hazırdır. Bir Türk vatandaşının söylediği gibi “ Bu dedelerimiz o kadar büyükki hesaba kitaba sığmazlar, onların yaşadıklarını dinlemek bile insanın kanını donduruyor, değil ki yaşamak”
Bu sözlerden esinlenerek netice itibari ile atalarımızın yaptıklarından çıkardığımız dersi sonuç itibari ile çocuklarımıza ve torunlarımıza aktarmak ve onlara bu savaşları anlatmak hepimizin görevidir.
Seminere iştirak edenlere tebliğ sahiplerine, oturum başkanlarına, yorumcu ve soru sahiplerine, seminerin gerçekleşmesinde ve kitabın basılmasında yardımlarını esirgemeyen özellikle komşu il ve ilçelerde ayrıca kilometrelerce yol katederek sempozyumumuza katılarak şehitleri yurdu kar kristallerinin hayat verdiği Sarıkamış İlçesine teşrif ederek bizleri ve İlçemiz halkını şereflendiren bütün ilgililere teşekkür ve saygılar sunuyorum.
İlhan ÖZBİLEN
Sarıkamış Belediye Başkanı |